ASHABI'I SEBTLEŞMEK
Rabbani hudut ile muhatap olan
insan iradesi, itaat
ya da isyanda karar kılmak durumundadır. İman
ve
ittika ile hudud-u ilahiyeye itaati tercih eden irade,
imtihanda
muvaffakiyet üzeredir. Cehalet ve zulüm ile
Allah'ın sınırını çiğneme cürümü
işleyenler ise asi
konumundadırlar. Fakat çoğu zaman insanlar net
bir
itaat veya isyan yerine Allah'ın sınırlarını hile ile
aşmak yollarına
sapmışlardır. Emr-i İlahi'ye açıkça
muhalefettten ziyade, ayetlerin
muhtevasından sıyrılma
yollarını aramak daha çok işlerine gelmiştir.
Zahiren
şer i sınırlara bağlı olduklarını ifade etseler de
esasta bu
sınırlara tecavüz etmek nefislere hoş
gelmiştir. Şeytanın da etki alanı
böylece
genişlemiştir. Beşeri zaaflar kişisel heva ve
hevesler,
hududullahı sürekli zorlamış ve çıkış
yolları bulmakta da gecikmemişlerdir.
İşi kitabına
uydurmak... Hileyi şeriyye manevraları. Te'vilden
tahrife
uzanan yaklaşımlar.. İşte iradenin denenmesi..
Konunun en canlı ve çarpıcı
izah ve örneklerini
Allah'ın kitabında görüyoruz:
" Onlara deniz kıyısında
bulunan şehir halkının
durumunu sor. Hani onlar, cumartesi gününü
ihlal
ederek haddi aşmışlardı. Çünkü cumartesi günü balıklar
akın akın
geliyor , cumartesi tahfili yapmadıkları
günler gelmezlerdi. İşte biz böylece
fasıklık
yaptıkları için onları imtihan ediyorduk." (Araf 163)
Ashab-ı
sebt... Cumartesi ashabı... Kimdi bunlar?
Hangi günahtan dolayı Allah'ın
kitabına konu
olmuşlardı? Verilmek istenen mesaj nedir?
İsrailoğullarından
bir topluluk. Peygamberlerinden
yalnızca istirahat ve ibadet için bir gün
istiyorlar.
O gün maişet meşgulasine düşmeyecekler, kendilerini
ibadete
verecekler, buna söz veriyorlar. Kendileri
için belirlenen gün cumartesi...
Deniz sahilinde
geçimleri balıkçılık olan bu toplum. cumartesi
balıkları
ile sınava alındılar. Yasaklı gün balıklar
kıyıya akın akın geliyorlar..
Sanki
tembihlenmişcesine. Tahrik edercesine... Ne var ki
kendi istekleri
olan cumartesi yasağından dolayı
avlanamıyorlardı. Avlanmanın helal olduğu
diğer günler
balıklar bir türlü uğramıyorladı. Yahudiler
kendilerine özgü
yöntemlerle cumartesi yasğından
dolayı avlanamıyorlardı. Cumartesi
balıklarına
ulaşmanın çaresini arıyorlardı. Çözüm -daha doğrusu-
hile
bulmakta gecikmediler. Cumartesi balıkların önüne
set çekiyor ve çıkış
noktalarını kapatıyorlar, pazar
günü hızla koşup şehrin ortasında kalan
balıkları
topluyorlardı. Akılları sıra cumartesi yasağını
çiğnemeden,
balık nimetine kavuşmuş oluyorlardı. İşte
Allah'ın hududu ve hududu delmede
yahudi becerisi(!)..
Acaba bu beceri(!) o dönemle ve toplumla
mı
sınırlı kaldı? O günden bu güne ashab-ı sbet-i ve
Ashab-ı Sebtleşmeyi
takip etme durumumuz olacak mı?
Ashabı-ı Sebt'in balık tutkusu..
Hududullah'ın
ihlali.. Verilen ahidden sıyrılma ustalığı.. ipini
eğirip
bozan kadın misali.. Hile-i şeriye yolları...
Kimi emellere nail için
sığınılan mazeretler,
zaruretler, mecburiyetler altında yatan mantık
nedir?
Varılmak istenen hedef nedir?
Yahudileşme eğilimi... Dünyaya
ashab-ı sebtçe
yaklaşım, zamanla ashabı cumayı da etkiledi. Hem de
hz.
Muhammed (s.a.v) in medinesinde ve mescid-i nebevi
nin içinde.
Medine de
kıtlık yılı Hz. Peygamber (s.a.v)
minberde cuma hutbesinde vaaz ediyor. O
sırada yiyecek
yüklü bir kervan Medine'ye girmekte. Kervanın
geldiğine
işaret eden def sesini duyan herkes kervana
koştu. Mescitte kalan yalnız 12
kişi. Resulullah
ayakta , hayretle olup bitenleri takip ediyor..
Geride
kalanlara hitaben şöyle buyuruyor."şeyet sizler de
onlarla birlikte
gitseydiniz ve burada hiç kimse
kalmasaydı, bu vadi ateşle dolacaktı." Ve
Allah'ın
uyarısı devreye giriyor.
" Onlar, bir ticaret ve eğlence
gördükleri zaman
hemen dağılıp ona gittiler ve seni ayakta bıraktılar.
De
ki: Allah'ın yanında bulunan, eğlenceden ve
ticaretten daha hayırlıdır.
Allah, rızık verenlerin en
hayırlısıdır." (Cuma 11)
İşte kitab-ı kerimde
ashab'ı sebtin ihaneti
ve ashab-ı cumanın zaafiyeti..
Ashabı sebt özlemi..
Ashabı sebt kurbnazlığı.
Ashabı sebt iştahı.
Ashabı sebti baştan çıkaran
balıklar bu gün ne de
çok , ne kadar da yaygın!.. İmtihan unsuru
"balıklar".
iştah kabartan zevk veren, lezzet yüklü balıklar.
Haram
sınırlarını zorlayan tahrikçi ve çekici
balıklar.
Sevdası ve hülyası ile
mest olduğumuz balıklar...
Rengarenk ve iç açıcı. Para, kadın, makam,
mülk,
evlat, şöhret... bilcümle bağımlılık yapan balıklar.
Kapitalizm
denizi, serbest piyasa ekonomisi...
Sahilimize akın akın gelen balıklar...
Rant, kredi,
teşvik, kapital, faiz, repo, lobi yatırım, yapı,
kalkınma
fonu.. Gerdiğimiz ağlar... Balıkları
beklerken takılı kaldığımız oltalar.
Evet , balık
hülyası ile çıktığımız yolda , bizlere uzatılan
oltalara
takılıp kalmak da var.
Kapitalizmin "bırakınız yapsınlar" kuralına
kurban
giden temel kurallarınmız."Paranın dini imanı olmaz"
felsefesinin
müslüman camiada pazarlanması ile yeşil
sermayede yön değişimi.
Pozitif-negatif faiz
tartışmaları ile gelişen anlayış ve
rahatlayan
müteşebbisler ."İhlas "lı cumartesi yatırım
ve
açılımları...Mustazaflıktan ,islam burjuvazisine
gelişim trendi...Banka
sıkıntısından finans kurumuna
seyrildik."Nasıl bir hayat?"arayışlarının
yansıması
olsa gerek.Cumartesi toplumuna dönüşüm adımları..
Allah
Rasulü(s.a.v)uyarıyor:
"Yahudilerin işlediklerini,siz
işlemeyin.Onlar
Allahın haramlarını,hilelerin en basiti ve
aşağılayılıcığı
ile helal kılmak istediler"(Müslim)
"İnsanlara bir zaman gelirki
,o
devirde kişi ele geçirdiği malın helalden mi,haramdan
mı kazanıldığına
hiç aldırmaz"(Buhari)
Artık bugün Ashabı sebti yalnız deniz
kıyısında
aramıyacağız.Ashabı sebtin marifet (!) ve zihniyeti
ile her an
heryerde karşılaşmak mümkün.Piyasada , iş
hayatında, kadın erkek
ilişkilerinde,siyasette, kültür
ve sanatta, toplumda, okulda hatta camide
bile.İşte
yaşadığımız hayatta bunun tezehürleri.Ashabı sebti
çağrıştıran
durumlar.
İslamın ideolojileştirilmesi.Vahiy temelli islamdan
"Çağdaş
islam"a ,bir islam.İslamizasyon
senaryoları.Cumartesi savunması.
kendimize
dönelim.Dün endişe duyduğumuz, bugün ise
savunageldiğimiz" hayatın kaçınılmaz
gerçekleri" diye
yorumladığımız husular hangi sürecin
sonucudur?Dün
yıkılması gereken tabuların,bugün hangi
gerekçelerle
kutsandığını anlamak mümkünmü?Politik arenada
makyavelist
yöntemlerle savrulmanın,"Ehveni şer "
mantığı ile silikleşmenin sebebini
nerede
arıyacağız?Pragmatik heyecanlarla bürokraside
tutunma
çırpınışlarının kişilik kaymasını
kim
küçümseyebilir?Düşünce,kültür,edebiyat dünyasında
sanatsal endişelerle
yitirdiğimiz duyarlılıklarımız
hangi anlayışın ürünü?Allahın zikri ile
itminana
muhtaç kalplere,yeşil poptan huşu buluşlar.Besteye
boğulan
güfteler .Enstrümantal gürültüsüne mahkum
yeşil müzik.Hakimiyeti Allahtan
millete indirgeyen
islam entilijansiyasi .Nice fariza ve vecibenin
furuat
ve teferruat diye tasnif edilmesi.Yuvaya ve hocaya
başkaldırının
çağdaş yorumu,islam feminizmi..Evet
Ashabı sebti teşhis etmeye
çalışıyorus.Takva
örtüsünden,tesettür defilellerine .Podyumlarda
tesettürü
modaya dönüştürme seansalarına nasıl
gelindi?Münhasıran"birinci sınıf
dünyalar için"giyim
kuşam zevkiniz ve çarşaf antipatimiz
nasıl
oluştu?Bayan sekreterlerle iş hayatı,takiye usulü
nikahı hafi ile
taabdduti zevcat teşebbüsleri yeni bir
dünyanın kapısını açıyor.
Allh'ın
kendisine tanıdığı hakla yetinmeyen
kadın,kadını insan yerine koymayan
erkek.Takvasız ve
tahammülsüz ilişkiler ağı .İkbal ve istikbal
endişesi
ile başına aldığı örtüyü başında tutamayan başörtü
mağlupları
.Tefekkür dünyasından tedil ideolojisine
nasıl terfi ettik.Düne kadar zemzem
hasreti ile
tutuşan gönüller bugün nasıl olduda "cennetten
bir
köşe"Caprice lerde stress atmak sevdasına
tutuldu?Sanki Allah'ın
buyruklarını iptal ettiği bir
islam talebi var.Adeta emir ve yasakları zaman
aşımına
uğramış kabul ediliyor.Görünen o ki Samiri'nin
buzağısı ,Ashabı
sebtin balıkları,Salebe'nin koyunları
cazibelerini kaybetmiş değil.Ashabı
sebtin akibetini
merak ediyomuyuz? Onların yasağı çiğnemede ısrar ve
inadı
;bu ihlali bir hayat felaketine dönüştürmeleri,
meşruiyet kılıfı giydirilen
bir isyanı ,işte Allah'ın
kitabı:"içinizde cumartesi günü azgınlık edipte
bu
yüzden kendilerine:aşağılık maymunlar
olun!,dediklerimizi elbette
bilmektesiniz"(Bakara65)
Maymunlaşmak,soysuzlaşmak.Allah
muhafaza.Şimdi
Ashebı sebt üzerinde daha bir düşünelim.Coca
colamızı
içerken ,Marlboromazı çekerken..Araf-163'ü
anlamaya
çalışalım.
bu belirsizlik ve duyarsızlık
nereye
varacak?Hz.Muhammed(s.a.v)ümmetinin ashabı
sebtleşmesine müdahele
ediyor ve yol gösteriyor:"Helal
belli ,haram da bellidir.İkisi arasında
birtakım
,şüpheli şeyler vardır ki çok kimseler onları
bilmezler.Şüpheli
şeylerden her kim sakınırsa ırzını
(haysiyetini) da ,dininide kurtarmış
olur.Her kim
şüpheli şeylere dalarsa (yasak bölgeye)koru
etrafında
davarlarını otlatan çoban gibi çok geçmez
içeriye
dalabilir.Haberiniz olsun her padişahın kendine mahsus
bir korusu
vardır.Gözünüzü açın Allah'ın yeryüzündeki
korusuda haram ettiği
şeylerdir.İyi bilin,vücutta bir
et parçası vardır ki,o iyi olursa bütün vücut
iyi
olur,o bozuk olursa bütün vücut bozulur.İşte o et
parçası
kalptir."(Buhari-Müslim)
Ashabı sebtleşme tehlikene karşı
resulullhın
(s.a.v)önerisi :Şüpheden ve şüphelilerden
kaçınmak.Kalbi
koruma altına almak.Kalbin etrafındaki
kuşatmayı takva ile kırmak. geçici
balıklara değil
,ebedi lezzetlere müşteri olmak.Tevbe ve tevhid
ile
safları tahkim edip direnişi
sürdürmek..Hz.Yunun(a.s)gibi hayata
yeniden
doğmak.Mücadeleye kalınan yerden devam etmek.Zünnun
(balık
sahini)balığın karnında en koyu zülumat içinde
şöyle niyaz etti:"La ilahe
illa ente sübhaneke inni
küntü minez zalimin"Enbiya 87 "Senden başka
ilah
yoktur seni tenzih ederim.Gerçekten ben zalimlerden
oldum."Bu yakarış
balığın karnından kurtuluşa vesile
oldu.Tevbe,tevhid,tesbih ve teslimiyet.Ve
hayata
dönüş.Hz Musa(a.s)nın balığı unuttuğu noktaya tekrar
dönüp gittiği
gibi (Kehf 61) sorumluluklarımıza
döneceğiz.Dostlarımızla buluşacağız ve
Ashabı
sebtleşmemek için saf tutacağız.Kesin
kararımızı
bildireceğiz.Evet!Ashabı sebtleşmekmi yoksa ;Ashabı
resulün
çizgisini sürdürmek mi?
RAMAZAN KAYAN
Değişim Dergisi Ekim
98